ÇALIŞMA ALANLARIMIZ

Anasayfa / Çalışma Alanlarımız / Boşanma Davaları
Boşanma Davaları

Boşanma Davaları

Hukuk büromuz; boşanma davaları; boşanma davalarına bağlı olarak mal rejiminin tasfiyesi; maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet vb. konularda birçok uyuşmazlıkta avukatlık hizmeti vermektedir.

Boşanma davalarında ana prensibimiz her zaman müvekkillerimizin özel hayatlarına saygı gösterilmesini sağlamak, mahremiyetlerini ve kanunlar çerçevesinde haklarını en üst seviyede korumaktır.

Boşanma davalarında ana sorun; usuli bir kaç işlem sonrasında boşanmanın gerçekleşeceğine dair düşüncedir. Halbuki özel hayatın çekirdeği olan aile hayatı ile ilgili uyuşmazlıkların çözümündeki hukuki süreç uzmanlık gerektiren bir hukuki bilgiyi gerektirmektedir. Dolayısıyla da özellikle boşanma hukukuna hakim bir avukattan hizmet almak boşanma sürecinde hakların öğrenilmesi, temin edilmesi ve herhangi bir hak kaybına uğranmaması bakımından önem arz etmektedir.

Tam da bu noktada Doruk Hukuk Bürosu olarak devreye girmekte ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarını sürekli olarak takip eden, özenle çalışan ve hukuki bilgisi yüksek avukatlarımız ile yaşanılan ihtilaflara etkin çözümler üretmek, haklarınızı korumak ve size net ve faydalı hukuki bilgiyi sağlamak için hizmet vermekteyiz.
 

Sizden Gelen Sorulara Cevaplar

Boşanma davasını ben mi açmalıyım eşim mi açmalı?

Boşanma davalarını kimin açtığının çok fazla önemi bulunmamaktadır. Toplum içerisinde "ilk ben açarsam mahkeme karşısında olumsuz bir durum yaratır" gibi inanışlar olmasına rağmen bu doğru olmayıp, pratikte böyle bir durum da söz konusu değildir. Boşanma davasının kabul olabilmesi hususunda en önemli nokta kusur oranında ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla boşanma davanızın kabul olabilmesi için kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olmanız yeterlidir. Dolayısıyla boşanma davasını ilk açan taraf mahkeme önünde herhangi bir olumsuz bir durum yaratmamaktadır. Ek olarak, boşanma davasını karşı taraf açmış olsa bile bu da sizin açınızdan herhangi bir olumsuzluk yaratmamakla birlikte, davayı açan tarafa "karşı dava" açma hakkınız da bulunmaktadır. 

Boşanma davası nerede açılmalı?

Boşanma davalarında yetkili mahkeme, davacının kendi ikametgahında, davalının ikametgahında yada tarafların boşanmadan önce son altı aydan beri beraber yaşadıkları yer Aile Mahkemesinde açılabilir. Burada en fazla karşılaşılan soru ise; "evi terk edip anne ve babamın yanına sığındım şimdi davayı burada açabilir miyim?". Evet, anne ve babanızın yanına yerleşme niyeti ile gittiğinizden orada dava açabilirsiniz. Ancak buna ilişkin karşı tarafın yetki konusundaki itirazı ile karşılaşabilirsiniz. Bu sebeple de bu itirazı bertaraf etmek adına ikametgahınızı ailenizin yanına almanızda fayda bulunmaktadır.

Boşanma davası sırasında ve sonrasında ne kadar nafaka alabilirim?

Nafakayı yalnızca boşanma davası sonrasında değil, dava devam ederken de almanız mümkündür. Dava sırasında ve sonrasında mahkeme hakimi tarafından takdir edilecek nafaka miktarları tarafların gelirlerine göre değişiklik göstermektedir. Mahkemelerce sabit bir nafaka miktarı belirlenmemiştir. Her olayın özelliğine göre nafaka miktarı değişmekte ve mahkemece değerlendirilmektedir. Bu hususta özellikle emniyete yazılan ekonomik durum araştırma yazı cevapları önem arz etmektedir. Açılan boşanma davası sonrası genellikle telefon ile ya da ikametgahınıza gelen polis memuru aracılığı ile gelirleriniz, borçlarınız ve malvarlığınız tespit edilmektedir ve nafaka miktarları bu araştırmalar sonucunda belirlenmektedir.

Tazminat alabilir miyim?

Tarafların kusur oranları ölçüsünde, gelirleri ve malvarlıkları da göz önünde bulundurularak mahkeme tarafından daha az kusurlu eşe tazminat ödenmesine karar verilebilmektedir. Bu da tazminat alabilme noktasında kusur oranının önem arz ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla tazminat alabilmek için kusursuz veya eşinizden daha az kusurlu olmanız gerekmektedir. Eğer eşit kusur söz konusu ise tazminat alma imkanınız bulunmamaktadır. Tazminatın miktarının belirlenmesi noktasında ise tarafların malvarlıkları ve gelirleri gözönüne alınarak değerlendirilme yapılmaktadır. Yani kusurları aynı olsa da bir futbolcunun eşine ödediği tazminat ile asgari ücret ile geçinen işçinin eşine ödeyeceği tazminat miktarı farklı olacaktır.

Aile içi şiddet ve benzeri hallerde, tedbir kararı alabilir miyim?

Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan eşin korunması ve buna yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca tedbirler alınmaktadır. Dolayısıyla böyle bir durum söz konusu ise, mahkemeden tedbir ve uzaklaştırma kararı verilmesini talep edebiliriz. Bu durumda hakim, şiddet ve benzeri halleri içeren somut olayın özelliklerine göre kanunda sayılan tedbirlerden birine veya birkaçına hükmedebilmektedir. 

Boşanma sonucunda çocuğumun velayeti kime verilir?

Müşterek çocuğu olan eşlerin boşanmasında eşlerin çocuğun velayeti konusunda anlaşmaya varmaları durumunda çocuğun velayeti buna göre anlaştıkları tarafa verilmektedir. Ancak eşlerin çocuğun velayeti konusunda anlaşmaya varamamaları durumunda, velayet konusunda kararı mahkeme verecektir. Velayetin kime verileceğine karar verirken hakimin göz önünde bulundurduğu esas unsur çocuğun menfaati olmaktadır. Dolayısıyla hakim, çocuğun ihtiyaçlarının hangi ebeveyn tarafından en iyi şekilde karşılanacağı, hangi ebeveynin çocuğa daha iyi bir gelecek sunacağı, çocuğun hangi ebeveyn ile daha mutlu bir şekilde yaşayacağı ve hangi ebeveyni tercih edeceği vb. Hususları göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapacaktır. Hakimin dikkate alacağı bir diğer önemli husus ise çocuğun yaşıdır. Zira anne bakımına muhtaç bir yaşta olan ve toplumdaki genel kanı olan anne şefkatine daha fazla ihtiyaç duyan çocuğun kişisel gelişimi ve sağlığı açısından hakim tarafından dikkat edilerek karar verilecektir.


Ziynet eşyalarım ile ilgili bir talepte bulunabilir miyim?

Ziynet eşyaları düğünde hangi tarafa takılırsa takılsın kanun gereği ve yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği kadına aittir. Kadının izni ispat edilmediği sürece bu ziynet eşyalarının başka bir yerde kullanmış olsanız da iade etmek zorunda kalacaksınız. Bu nedenle boşanma dava dilekçelerinizde ziynet eşyalarının düğün borçlarının ödenmesinde kullanıldığı ya da ev alındıği gibi savunmalar daha sonra ziynet eşyalarının eşe iade edilmesi sorumluluğunu doğurabilecektir. Ziynet eşyasını eşinin rızası olmadan kullanmış olmanız sizi iadeden kurtarmayacaktır. Bu rızanın da ispatı kolay olmayacaktır. Ayrıca düğün takıları kadının kişisel malı sayıldığından mal paylaşımı hesaplamasında da hesaba katılmayacaktır.

Düğün takıları ile ilgili talepler boşanma davası süresince yapılabileceği gibi boşanma davasından sonra da ayrı bir dava açmak suretiyle yapılabilir. Ziynet eşyalarının iadesi davasında öncelikle ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün değilse de bedelinin ödenmesi talep edilir.

 Eşimin instagramında karşı cinsten şahışlarla müstehcen yazışmalarını ve müstehcen fotoğraflar attığını gördüm ve hepsinin ekran görüntüsünü aldım boşanma davası açmak istiyorum yeterli delil olur mu?

Boşanma davalarında sosyal medya hesaplarında paylaşılan gönderilerin delil değerinin olup olmadığı çok sık tartışılan konular arasında yer almaktadır. Boşanma davası açan eşin, karşı tarafın sosyal medya hesaplarındaki yazışmalara, paylaşımlara veya fotoğraflara nasıl ve ne şekilde ulaştığı çok büyük önem arzetmektedir. Eğer hukuka aykırı yollardan gönderilere ulaşmış ise örneğin davacı eş, eşinin rızası olmadan sosyal medya hesabını ele geçirmiş ve şifresini öğrenmiş ise bu durum hukuka aykırılık oluşturur ve davanın esasında hakim hukuka uygun delil olarak dikkate almayacaktır. Ancak herkese açık gönderilerde paylaşılması halinde herhangi bir hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir. Her somut olay kendi içinde değerlendirilecek olması nedeniyle ayrıntılı bilgi için ofisimiz ile irtibata geçiniz. 
 
Eşim ile cinsel olarak birlikte olamıyoruz sürekli bahaneler üreterek benimle ilişkiye girmekten kaçınıyor bu sebeple boşanmak istiyorum davalı eş aleyhine tazminata hükmedilir mi?

Evlilik birliğinin devamı sürecinde eşlerin cinsel birlikteliği önemli arzetmekte olup, cinsel problemi olan taraf herhangi bir sağlık sebebi yokken cinsel birliktelikten kaçınıyorsa ya da sağlıksal bir problem var ve bu geçici ve tedavi edilebilir nitelikte ise tedavi olmak istemeyen eş kusurlu kabul edilecek ve kusurlu eşin tazminat ödemesine karar verilebilecektir.
 
Kayınvalidem ile birlikte yaşıyoruz ve sürekli olarak eşime benim dedikodumu yapıyor; benim iyi bir eş olmadığımı, hakaret edici sözler söylüyor ve sürekli yakın çevremizin yanında beni küçümseyen davranışlarda bulunuyor ve eşim bu duruma müdahale etmiyor bu nedenle boşanabilir miyim?

Yargıtayın güncel olarak vermiş olduğu kararlarda kayınvalidenin geline hakaret etmesi, onu küçümsemesi ve eşin bu duruma sessiz kalması evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunu göstermekte ve evliliğin çekilmez bir hal almış olması nedeniyle eşlerin boşanmasına karar verilebilecektir.

 Eşimi başka birisi ile telefonda müstehcen konuşuyorken ses kaydına aldım boşanma davasında delil olarak kullanabilir miyim?

Boşanma davalarında Yargıtay kararları doğrultusunda özel hayatın gizliliği ihlal edilerek hukuka aykırı yollardan elde edilen ses kayıtları hükme esas alınmayacaktır.