GÖZALTINDA İKEN AVUKATA ERİŞİM HAKKININ ENGELLENMESİ ADİL YARGILANMA HAKKI İHLALLERİNE NEDEN OLMAKTADIR.
Avrupa insan hakları sözleşmesinin 6. Maddesi 3. Fıkrasının c bende hukuki yardımdan faydalanma hakkının düzenlemektedir.
6. maddenin 3 fıkrasının c bendi bir suçlama karşılaşan herkesin “kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;” hakkında sahip olduğunu bildirmektedir.
İmbriosca/İsviçre kararında AİHM adil yargılanma hakkını sadece yargılama aşamasını kapsadığı, yargılama öncesindeki aşamaları kapsamadığı anlamına gelmeyeceği yönünde karar vermiştir. Bu karar ile soruşturma aşamasındaki işlemlerin de adil yargılanma ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini sonucu çıkmaktadır.
Mahkeme 28 Kasım 2008 tarihinde verdiği Salduz / Türkiye kararında; PKK terör örgütü üyeliğinden gözaltına alınan başvurucunu polis sorgusunda suçunu kabul ederek verdiği ifadede bir avukat yardımından yararlanmadığını belirtmektedir. Başvurucu sonrasında yargılama esnasında suçlamaları reddetmiş olsa da başvurucunun bu ifadesi üzerinden mahkûm edilmesi üzerine ihlal kararı vermiştir.
Pishchalnikov v. Rusya
Ağır soygun iddiası ile gözaltına alınan başvurucu yakalandığı gün ve takip eden günlerde kendisini temsil etmesini istediği savunma avukatını açıkça belirtmesine rağmen avukatsız bir şekilde ifadesi alınmıştır.
Sorgulamalar sırasında cinayet ve adam kaçırma gibi birçok suça karıştığını itiraf etmiştir. Sonrasında da bu suçlardan dolayı da suçlu bulunmuştur.
Mahkeme adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine dair verdiği kararda kişisel savunma haklarının ilk polis sorgu aşamalarında bir avukatın hukuki yardımından yararlanamamasından dolayı ihlal edildiğini belirtmektedir.
DAYANAN/ TÜRKİYE KARARI
Başvurucu Hizbullah üyeliğinden gözaltına alınmış ve bir avukatın hukuki yardımından yararlanmadan ifadesinin alındığını belirtmiştir.
Mahkeme verdiği ihlal kararında avukata erişim kısıtlamasının sistematik olarak yapılan ve Türk kanunları ile hükümeti tarafından öngörülebilen bir özelliğinin olduğunu vurgulamaktadır. Her ne kadar başvurucu polis sorgusunda susma hakkının kullanmış olsa bile kendisinin bir avukata erişim hakkının kısıtlanmış olması adil yargılanma ilkesinin ihlali sonucunu doğurur.
YEŞİLKAYA/TÜRKİYE KARARI
Başvuran hakkındaki suçlamalar karşısında kendisi ile görüşme memurları arasında her hangi bir katılımı ret etmesine rağmen gözaltında olduğu süreçte avukata erişimi reddetmiştir.
Mahkeme başvuranın gözaltı sürecinde hukuki yardımdan faydalandırılmamasını gerekçe olarak göstererek adil yargılanma ilkesinin ihlali kararını vermiştir.
BOZ/TÜRKİYE KARARI
Başvuran PKK terör örgütü üyeliği ve silahlı bir grup eylemleri sebebi ile ölüm cezasına çarptırılmış cezası sonrasında müebbet hapis cezasına çevrilmiştir. Başvuran polis nezaretinde iken avukat hukuki yardımından yararlanmadığı şikâyetinde bulunmuştur.
Mahkeme sistematik olarak yapılan avukatın hukuki yardımını engellenmesi gerekçesi ile adil yargılanma hakkının ihlaline karar vermiştir.
BRUSCO/FRANSA
Başvuran bir saldırının yönetimini yaptığı gerekçesi ile gözaltına alınmıştır. Başvuran bir tanık olarak sorguya çekilmiştir (ülkemizdeki uygulaması bilgi sahibi olarak ifadesinin alınması) bu sorguda doğruları söyleyeceğine dair yemin ettirilmiştir.
Mahkeme verdiği ihlal kararında başvuranın susma hakkı ve kendini suçlamama hakkının ihlal edildiğine vurgu yapmaktadır. Mahkemeye göre başvuran sadece bir tanık değil bir suçlama ile karşı karşıya olan birisidir. Bir suçlama ile karşı karşıya olan herkesin sözleşmenin 6. Maddesine göre susma ve kendisini suçlamama hakkında sahip olduğu kesindir. Bu durum şahsın 20 saat boyunca gözaltında iken bir avukat yardımından faydalanmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak kendisine ulaşacak bir avukat başvurana susma hakkının olduğunu kendini suçlamama hakkının olduğu şeklinde bilgilendirebilecektir.
NECHİPORUK VE YONKALO V. UKRAYNA
İlk başvuran bir grup insana komplo kurmak ve taammüden adam öldürmek suçlaması birçok suçlama ile karşı karşıya iken her hangi bir avukat yardımı alamadığını bu sebep ile kendisine yönelik gayri adil uygulamaların olduğu şikâyetini öne sürmektedir.
Mahkeme kararında şu hususlara vurgu yapmaktadır. Taraflar açısından başvuranın gözaltındaki ilk iç günü avukat yardımı almaksızın geçirdiği tartışmasız bir şekilde kabul edilmektedir. Başvuran mahkemeye çıkarılmadan önce yapılan birden fazla polis sorgulamaların başlarında cinayet suçlamalarını reddetmiştir. Şüphesiz bir şekilde polis gözaltında iken avukat yardımının engellemesi kişinin kendisine yönelik suçlamaları kabul etmesine etki etmiştir.
MADER/HIRVATİSTAN
Başvuran hapis cezasına çarptırılmıştır. Şikâyeti Zagreb polis departmanında sorgu esnasında polisler tarafından dövüldüğü üzerinedir. Sorgulamanın yapıldığı 3 gün boyunca Bir sandalye üzerinde oturmaya zorlanma uykusuz bırakılma, yemek verilmeme gibi şikâyetlerde bulunmuştur. Kendisine yönelik gayri adil kriminal prosedürlerin uygulandığı ve gözaltı sürecinde de avukat yardımında da faydalanmadığını belirtmektedir.
Mahkeme verdiği ihlal kararında başvuranın polis sorgusu esnasında bir hukuki yardımdan yoksun olduğunu vurgulamaktadır. Mahkeme tarafından gözaltında hukuki yardımın etkisinin tartışmaz bir şekilde ardından gözaltı akabindeki prosedür ve işlemler üzerinde etkisi olduğu vurgulanmaktadır. Ancak sağlanan avukat yardımı ile ilk polis sorgusunda ortaya çıkan ve ileride yargılamada karşılaşılacak olumsuz durumlar ile ilgili bilgilendirme yapılabilir. Başvuran da gözaltının ilk günlerindeki polis sorgusunda avukat yardımı alamamaktan ve bu süreçteki gayri adil işlemlerden şikayet etmektedir. Mahkeme ayrıca başvurucunun insanlı dışı muamele iddiaları ile ilgili olarak da sözleşmenin 3. Maddesinin ihlal edildiği kararını vermiştir.
HUSEYN VE DİĞERLERİ / AZERBAYCAN
Bu başvuru karşıt görüşlü muhaliflerin düzenledikleri eylemlerin yasadışı bir şekilde şiddet eylemlerine karışması sonrasında karşılaştıkları ceza soruşturmaları ile ilgilidir.
Mahkeme yapılan incelemede başvuranların 3 ünün bir avukat olmadan sorgulandıklarını adil yargılanma hakkının ceza soruşturmasının ilk aşamalarındaki işlemlerde avukat yardımından faydalandırılmaması sebebi ile ihlal edildiği kararını vermiştir.
BANDELETOV/ UKRAYNA KARARI
Başvuran kendi evinde işlenen çifte cinayet soruşturması kapsamında bir çok kez tanıklık yapması için polis merkezine çağrılmıştır. Kendisi suçlamaları kabul etmiştir. Bunun üzerine kendisi şüpheli olarak yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. Bu süreçte bir avukat kendisine yardımcı olmuş ve hukuki olarak bilgilendirmiştir. Başvuran suçlamalar dan dolayı mahkum olmuş ve ömür boyu hapis cezası almıştır. Mahkeme kendisinin polis gelerek teslim olması ve suçlamayı itiraf etmesi sebebi ile cezasında indirim yapmıştır.
Başvuran ilk olarak yapılan işlem sırasında bir avukat yardımı olmadığından dolayı şikayette bulunmuştur.
Mahkeme başvuru da bir ihlalin söz konusu OLMADIĞINI belirtmektedir. Başvuran hakkında yürütülen soruşturma işlemleri tamamen adil olarak yapılmıştır. Soruşturma birimleri şahsın itirafçı olması sebebi ile kendisinin tanıklık statüsünü şüpheli statüsüne çevirmiştir. Bunun üzerine kendisine bir avukat tahsis edilmiştir. Bu değişimde yetkililerin akla yatkın sebebleri vardır. İlk olarak yapılan görüşmelerde başvuran hakkında bir şüphe olmadığı için kendisi şüpheli olarak bir soruşturma işlemine maruz kalmamıştır. Başvuran itirafını soruşturma işlemleri ve birden fazla avukat tarafından temsil edildiği yargılama işlemleri sırasında da muhafaza etmiştir. Yargılama mahkemesi tarafından avukat yardımı aldığı sırada yürütülen soruşturma işlemleri sırasındaki veriler üzerinden mahkûmiyet verilmiştir. Ayrıca gönüllü bir şekildeki teslim olması ve itiraf etmesinin indirime gidilmesine karar verilmiştir.
PAKSHAYEV/ RUSYA
Başvuran cinayet suçlaması ile ocak 2001 yılında 10 yıl hapis cezasında çarptırılmıştır. Cezası ekim 2006 yılında onanmıştır. Başvuran gözaltında olduğu dönemde avukat yardımından faydalanamadığından dolayı şikayetçi olmuştur. Başvuran gözaltında alındığı Mayıs 1997 de ilk birkaç gün avukat yardımından faydalanamamıştır. Başvuran gözaltı sürecinde kendisini sorgulayan polis yetkilisi tarafından suçlamaları kabul etmemesi durumda nezarethanede tecavüze uğrayacağı şeklinde tehdit edilmiştir. Başvuran suçlamayı hem polis sorgusunda suçlamayı kabul etmiştir. Ancak mahkemede bir avukat ile temsil edildiği süreçte de verdiği ifadeyi geri çekerek baskı altında olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme öncesinde yapılan soruşturma işlemleri sırasında kendisine hukuki yardım sağlanmadığı ve bu süreçteki ikrar içeren ifadelerinin mahkûmiyetine delil olduğunu belirterek şikâyetçi olmuştur.
Mahkeme adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme başvuranın mahkûmiyetine delil olarak kullanılan ikrar ifadelerinin herhangi bir avukat yardımı olmaksızın yürütülen ilk soruşturma işlemleri sırasında elde edildiğinden dolayı adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
BLAJ/ ROMANYA
Başvuran polis takibi esnasında bir rüşvet alma suçu şüphelisi olarak gözaltına alınmıştır. Polis kendisi ile işbirliği içinde olan birilerinin içi para dolu zarfları başvuranın çekmecesine bırakması sonrasında şüpheli olarak suçüstü yakalamışlardır. Polisler iç hukuka göre suç ile ilgili olarak bir rapor hazırlamışlardır. Sonraki günlerde başvuran hakkındaki suçlamalar ile ilgili bilgi almış ve susma hakkını ve bir avukat ile görüşmek hukuki yardım hakkını kullanmayı talep etmiştir. Sonrasında yapılan sorgular sırasında bir avukat yardımından da faydalanmıştır. Başvuran “kendisine yakalandığı sırada” susma hakkının ve avukat yardımından faydalanma hakkının olduğunun hatırlatılmadığından dolayı şikâyetçi olmuştur.
Mahkeme başvuru ile ilgili olarak bir ihlalin OLMADIĞINA karar vermiştir. Sözleşme kişinin bir polis sorgusu sırasında avukat hukuki yardımında faydalanması hakkını korumaktadır. Yapılan işlemler flagrante delicto (suçüstü) işlemleri ile ilgilidir kolluğun hazırladığı bilgi notu ile ilgili olarak yönelttiği sorular ile bu hakkın bir ihlali söz konusu olamaz. Mahkeme şüphelinin kendisine yöneltilen suçlamalar ile ilgili olarak bir soruşturma yetkilisi tarafından sorgulanması sırasında bir avukatın yardımından yararlanmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Avukat yardımı olmaksızın polisin soruşturma ile ilgili herhangi bir adım atmadığını özellikle vurgulamaktadır. Tüm işlemler incelendiğinde görünen şahsın tüm aşamalarda tutanakta “procès-verbal” deki suçlamaları kabul etmemiş olmasıdır.
ÇARKÇI/TÜRKİYE KARARI
Başvuran sahibini vurularak öldürüldüğü silahlı bir kuyumcu soygunu şüphelisi olarak yakalanmış ve yargılamada suçlu bulunarak müebbet hapis ile cezalandırılmıştır.
Başvuran işlemlerin kendisine bir avukat sağlanmadan yapıldığını ve kendisini suçlayan delili olan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkeme jandarmanın gözaltındaki işlemler sebebi ile 6. Madde (adil yargılanma hakkı) ve 1. Madde (yaşam hakkı/vücut dokunulmazlığı) nın ihlal edildiğini belirterek karar vermiştir.
A.T. / LÜKSEMBURG
Başvuru Avrupa yakalama sistemi (European Arrest Warrant[1]) kapsamında yakalanan ve ilk polis sorgusu ile ertesi günü sorgu yargıcı tarafından yapılan ilk işlemler esnasında kendisine avukat sağlanmadığı şikayeti üzerine yapılmıştır.
Başvuran Lüksemburg un European Arrest Warrant kapsamındaki işlemi üzerine tutuklanmıştır. Ancak bu kapsamda yapılan işlemler ile ilgili yürürlükteki hükümler bir avukat yardımı almasını engelledi. Son tahlilde mahkeme başvuranın suçlamalar ile ilgili olarak sorular karşısında bir avukatın hukuki yardımından faydalanamadığı için sözleşmenin 6. Maddesinin 3 fıkrasının c bendini ve aynı maddenin 1. Fıkrasını ihlal edildiği kararını vermiştir.
Turbylev v. Rusya
Başvuru polis gözetiminde (gözaltı)esnasındaki kötü muamele ve gayri adil işlemler ile ilgilidir. Başvurucu aleyhine kullanılan deliller hukuki yardım almaksızın elde edilen teslim olma ve itiraf etme (surrender and confession) delilleri mahkûmiyete konu edilmiştir.
Mahkeme sözleşmenin Başvuranın kötü muamele iddiaları hakkında etkin soruşturma yapılmaması sebebi ile 3. Maddesindeki insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağının ihlaline karar vermiştir.
İBRAHİM VE DİĞERLERİ/ BİRLEŞİK KRALLIK
4. başvuran başlangıçta olayla ilgili alakasının olup olmadığı konusunda tanık olarak ifadesine başvurulmuştur. 4. Başvuran saldırının başarısız olmasının ardından diğer şüphelilerden birisine yardımcı olduğun anlaşılması üzerine yakalanarak gözaltına alınmıştır. Bunu üzerine yazılı ifadesi alınmıştır. Tüm 4 başvurucu da suçlamalar karşısında suçlu bulunmuştur.
Başvuru ilk üç başvuru hakkında yakalanmaları gözaltına alınmaları avukata erişim konusunda geçici gecikme yaşanmaları hakkındadır. 4. Başvuru hakkında ise suçla bağlantısının tespiti ve suçlamasının yakalanma öncesinde yapılan işlemlerin sonraki yargılamalarda kullanıldığı anlaşılmaktadır.
AİHM 6. Maddenin 1. Fıkrası ve 3 fıkrasının c bendi İHLALİNİN OLMADIĞINA karar vermiştir. 4. Başvurucu için avukata erişim hakkının engellendiği gerekçesi ile ihlalin gerçekleştiğine dair karar vermiştir. İlk üç başvuranın toplum bütünlüğünü ve hayatını canlı bomba olmak gibi ters etkiler olabilecek şekilde tehdit etmesi gibi acil ve zaruri bir gereksinim sebebi ile ilk polis soruşturmasında tespit edildiği bildirilmiştir. Bu durum kişinin avukata erişiminin kısıtlanmasını zaruretini ortaya çıkarmıştır. AİHM ilk üç başvuran açısından adil yargılanmanın tatmin edici olduğunu kanaatindedir. Ancak 4. Başvuran açısından avukata erişim hakkı diğerleri ile aynı durumda değildir. Çünkü kendisi bir tanık olarak sorgulanırken bir avukat yardımı almamıştır. 4. Başvuranın sorgu esnasında 4. Bombacıya başarısız olan saldırı sonrasında yardım ettiği ortaya çıkmıştır. Bu noktada kabuledilebilirlik kriteri açısından ifade işlemi öncesinde kendisine hukuki yardım sağlanmalı ve hakları ikaz edilmeliydi. Ancak bu yapılmamıştır. Yazılı ifadesi sonrasında kendisi de yakalanmış ve gözaltına alınmıştır 4. Bombacıya yardım etme ve onun saldırı sonrasında deşifre edilmesini engelleme suçundan yargılanmış ve suçlu bulunmuştur. Mahkeme 4. Başvuran açısından bir avukata erişim hakkının kısıtlanması yasal haklarının hatırlatılması ve susma hakkının kullanabileceğinin bildirilmesinin engellenmesi açısından zaruri bir durum gerekçe görmemiştir. Polisin iç kanunlara göre başvuranı ikaz etmemesi ile ilgili olarak hiçbir düzenlemenin olmaması da çok önemli bir husustur. Şonuç olarak 4. Başvuran yapılan işlemler açısından yanıltılmıştır. Sonrasında polisin kararı da her hangi bir kayıt olmadığından arkasındaki deliller ortada olmadığından gözden geçirilmedi. Tüm bunlar değerlendirildiğinde, Birleşik Krallık hükümetinin işlemlerinin yine de adil olduğuna dair zorlayıcı hiçbir gerekçe yoktur şeklinde tespitte bulunmuştur.
SİMEONOVİ/ BULGARİSTAN 12 MAYIS 2017 tarihli kararı KARARI
Başvuran halen daha sofya cezaevinde cezasını çekmektedir. Kendisi gözaltında olduğu ilk günlerde avukata erişim hakkından yararlanamadığından dolayı şikayetçi olmuştur.
Büyük daire başvuruda ne adil yargılanma ilkesinin ne de avukata erişim hakkının engellenmesi yönünde bir ihlalin söz konusu olmadığına karar vermiştir. Bulgar hükümetinin polis gözaltısının ilk günlerinde yapılan avukata erişim kısıtlamasının adil yargılanmayı olumsuz yönde etkilemediğine dair sağlam ve dayanaklı kanıtlar sunmuştur. Büyük daire avukat erişimin kısıtlandığı süreçte suçlamanın soruşturması ile ilgili olarak bir soruşturma işleminin yapılmadığına dikkat çekmiştir. Büyük daire başvuranın soruşturma işlemleri esnasında bir avukat tarafından temsil edildiğini 2 haftalık yargılama sonrasında kendisince gönüllü olarak suçlamaları itiraf ettiğini bu itiraf öncesinde tüm yasal haklarını özellikle kendisi lekelememe hakkının kendisine bildirildiğini vurgulamıştır. Ayrıca yargılamayı yapan mahkeme itiraflarının yanında birçok delil üzerinden de kurduğu yasal gerekçeler üzerinden ceza verdiği anlaşılmaktadır.
REŞİT OLMAYANLARA YÖNELİK İHLAL BAŞVURULARI
SALDUZ TÜRKİYE KARARI
PKK Terör örgütü yandaşlarının düzenlediği kanunsuz gösteri sırasında gözaltına alınan başvurucunun kollukta avukatsız bir şekilde alınan ifadesinde suçu kabul etmesi üzerinden mahkemece suçlu bulunması üzerine yapılan bir başvurudur.
Yüksek mahkeme sözleşmenin 6. Maddesinin 3 fıkrasının c bendine göre bir ihlal olduğunu belirtmektedir. Bir küçüğün reşit olmayan birisinin polis nezaretinde yaşadığı baskı karşısında avukat yardımı alması tartışılmaz öneme sahiptir. Bu kararın 60. Paragrafında bu husus vurgulanmıştır.
PANOVİTS- KIBRIS KARARI
Bu başvuru başvurucunun reşit olmayan birisinin polis sorgusu öncesinde avukat yardımı hakkı olduğu hususunda bilgilendirilmemiş olması üzerine yapılmıştır.
Mahkeme sözleşmenin 6. Maddesinin 3. Fırkasının c bendi gereğince ihlal olduğuna karar vermiştir. Başvurucunu yaşına ve özellikle polis sorgusunun bir velisi olmaksızın yapılmış olması gibi şartlara bakıldığında başvurucunun polis sorgusu öncesinde bir avukat yardımı hakkı olduğu konusunda etkin bilgilendirilmediği sonucuna varmıştır. Bu savunma hakkının ihlal edildiği sonucunu çıkarmaktadır. (Benzer karar için MARTİN-ESTONYA 30 MAYIS 2013 )
GÜVEÇ TÜRKİYE KARARI (20 OCAK 2009 )
Başvuru reşit olmayan başvurucunun ceza soruşturması safhalarında avukata erişim hakkının ve yasal olarak temsil edilme hakkının ihlal edildiği iddiası ile yapılmıştır. Polis savcı ifadelerinde ve hakim sorgusu sırasında başvurucu küçüğün yanında bir avukat tarafından temsil edilmemiştir. Yargılama sırasında da başvuran ve avukatı duruşmalarda bulunmamıştır.
Mahkeme sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrası ile yine 6. Maddenin 3. Fıkrasının c bendi gereğince ihlal olduğuna karar vermiştir. Başvuranın soruşturma ve koğuşturma aşamasında toplamda 30 sorgu veya duruşmadan 14 ünde temsil edilmediğine değinilmiştir. Bir bütün olarak tüm suç soruşturma işlemlerinin genelinde başvuranın bir avukata erişememesinin savunma hakkının ihlal edildiğine vurgulamıştır.
SOYKAN-TÜRKİYE KARARI
16 Yaşındaki başvuran polis tarafından yakalanmış ve DHKP-C ye üye olduğu iddiasıyla gözaltına alınmıştır. Yargılama sonrasında 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Kendisine yönelik yürütülen soruşturma tedbirlerinden şikayetçi olmuştur.
Mahkeme polis gözaltında iken bir avukata erişim hakkı tanınmamış olmasından dolayı sözleşmenin 6. Maddesinin 3. Fıkrasının c bendi ile bağlantılı olarak 6. Maddenin 1. Fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir.
ADAMKİEWİC-POLONYA KARARI
15 yaşındaki başvurucu 12 yaşındaki bir çocuğu öldürmekle suçlanmıştır. Suçlu bulunması üzerine 6 yıl ıslahhaneye gönderilmiştir. Başvuran soruşturma aşamasında yaşanan kimi kısıtlamalardan dolayı kendisinin yargılama sonrasında suçlu bulunduğu hususunda şikayetçi olmuştur.
[1] European Arrest Warrant AB ülkelerinin yürüttüğü sınır aşan suçlarla mücadele kapsamında AB sınırları içinde koordineli suçlu yakalama sistemidir.