ALAN ADI (DOMAİN NAME) TESCİLİNDE MARKA HAKKI İHLALLERİ VE ÇÖZÜMÜ
Teknoloji çağına geçişin haberdarı olan dönüm noktası internetin icadı insanlık tarihinin bir kilometre taşıdır.
İnternetin uluslararası etkisi ve kullanım yaygınlığı ticari hayatı gelişmesini de sağlamıştır. Uluslararası ticaret ülke ekonomilerini bile aşacak seviyeye gelmesinde internetin rolü büyüktür. Gerek ulusal çapta gerekse uluslararası çapta faaliyet gösteren firmalar mal hizmet ve ürünlerini pazarlamada markaları kullanmaktadır. Markalar, ticari değer olarak şirketlerin ciddi sermayeler harcadıkları fikir ürünleri olmuştur. İnternetin ticareti alanındaki etkisinin büyüklüğü ile marka haklarını korunmasında ciddi problemler ortaya çıkmıştır. Fikri sinai mülkiyet hukukunca mutlak hak sağlanan marka üzerindeki hakların alan adlarının tescilinde yaşanan problemlerin çözümünde ne gibi etkileri olacağı çok önemlidir.
Marka değerinin uluslararası alanda tecavüzünün engellenmesi ile internetin uluslararası kullanım özgürlüğü arasındaki dengenin tam olarak sağlanması ancak belirli kriterlerin somut olayların niteliklerine göre analizlerin yapılarak uygulanması neticesinde başarılabilecektir
MARKA NEDİR?
Tanımların varlığı ile soyut nitelikli fikirler elle tutulur somutluğa kavuşmaktadır. Bu sayede sorunların çözümlenmesinde bireylere bir yol haritası da sağlanabilmektedir.
Marka; “Bir işletmenin imalatının veya ticaretini yaptığı malları veya hizmetleri ayırt etmeye yarayan ticaret veya hizmet markası olarak nitelendirilebilecek işaret[1]”
Ticari faaliyet gösterenler mal hizmet veya ürünlerini pazarlamada kullandıkları markaların işlevselliği sebebi ile değer vermektedir. Markaların bu nedenle kendilerine atfedilen ve biçilen bir değeri vardır. Bir markanın Ayırt etme, kaynak gösterme, garanti, reklam gibi işlevleri söz konusudur. Avrupa topluluğu konseyinin 21 Aralık 1988 tarih ve 89/104 sayılı üye ülkelerin markalarına ilişkin mevzuatın yaklaştırılmasına ilişkin yönergesinde bireysel markalar, ortak markalar ve garanti markalarından bahsedilmektedir.
Marka şirketler açısından en önemli değerlerden birisidir. Çünkü ticari faaliyetlerin devamı ve başarısı marka değerleri ile ölçülmektedir. Ticari faaliyetlerin devamı ve serbest piyasa ekonomisinde ticari rekabetin en çok kızıştığı alan marka ve patent hukukudur. Bu konu ayrı bir uzmanlık dalı haline gelmiştir. Fikri sinai mülkiyet hukuku adı verilen uzmanlık alanında şirketlerin patent alarak koruma altına aldıkları değerlerinin konu edilmekte ve bu alanda özel yargılama mercileri yetkilendirilmektedir.
İnternet, bir çok hukuki alanda farklı sorunlar ve gelişmeler ile karşımıza çıktığı gibi günümüz ticaret hayatının en önemli mücadele ve sergi alanıdır. Kendi mallarını belirli markalar altında müşterilerinin hizmetine sunan şirketler, marka ve patent mülkiyetlerinin internet üzerinde de koruma altında olmasını istemektedirler. İnternet erişiminin belirli isimler altında yapılması sebebi ile her şirket kendi isim unvan veya markası ile internet ortamında bulunmak istemektedir. Bu hususun önemi de uyuşmazlıkların varlığını arttıran ana sebep olmaktadır.
Bir şirketin bir markanın veya bir ismin internetteki varlığı ile ilgili olarak ne gibi kurallar kaideler söz konusudur. Uyuşmazlıkların çözümü hangi kriterler üzerinden yapılmaktadır?
İnternet alan adı(domain name) ile marka hakkı arasında yaşanan problemlerin çözümü önemli bir içtihat alanıdır. Bu konuda alternatif çözüm mekanizmaları söz konusudur. tahkim hakem heyetine yapılan başvurular ile uyuşmazlıklar çözümlenebilmektedir. Burada öncelikle idari başvuru yolu olarak adlandıracağımız çözüm mekanizması olan hakem heyeti ve hakem heyetinin hukuki statüsü hakkında bilgi vermek gerekmektedir.
ICANN (internet tahsisli sayılar ve isimler kurumu) isimli kurum uluslararası alanda domain isimleri ile ilgili hukuki otorite olmuş kurumdur. Servis sağlayıcılara isim dağıtma konusunda yetkiyi bu kurum vermektedir. Kimi servis sağlayıcılarının bu kurum ile bağlantısı olmasa da ekseriyet ile bu kurum tek söz sahibi uluslararası kurum haline gelmiştir. Bu kurum alan adları uyuşmazlıklarını halli için yeknesak politikaları 1999 yılında yürürlüğe koymuştur. Dünya fikri mülkiyet örgütü tarafından hazırlanan kurallar silsilesi yürürlüğe girmiştir. UDRP (the uniform domain name dispute resolotions) WİPO tarafından hazırlanmıştır.
ICANN tarafından 24 Ekim 1999 tarihinde onaylanan bu kurallar bütünü evrensel olara kabul görmüş bir hukuki metindir. Uyuşmazlıkların çözümünde ana dayanak noktası bu metin olmuştur.
İç hukukta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname düzenleyici ilk metinlerden birisidir. Bu KHK 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Kanunun 191 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 6769 sayılı Kanunun geçici maddeleri gereğince mülga KHK’nin bazı hükümlerin uygulanmasına devam edilmektedir. Şu an yürürlükte olan 6769 sayılı SİNAİ MÜLKİYET KANUNU markanın korunması konusundaki hukuki mevzuattır.
Bunun yanında ulaştırma bakanlığı tarafından hazırlanan internet alan adları yönetmeliği mevzuu bahis olan uyuşmazlıklar konusunda ana ilkeleri evrensel mevzuat çerçevesinde ana hatları ile ele alan bir düzenlemedir. Bu yönetmeliğin 11. Maddesi hakem kararlarının icrai yetkisi olduğunu tanımaktadır. Alan adı tahsisinin hangi şartlar altında iptal edileceğini sıralamaktadır. Burada esas mesele somut olaylar karşısında uyuşmazlığın nasıl analiz edileceği ve çözüme yönelik içtihatların varlığıdır.
Domain name ( alan adı) tescil işlemi ilk gelen ilk alır ilkesi gereğince yapılmaktadır. Tescili yapılan alan adının bir şirketin veya bir kişinin isim haklarını ihlali durumuna neden olması ile uyuşmazlık ortaya çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıklar kimi zaman kötü niyetli tescilden kaynaklanmaktadır.
Kimi alan adını tescil işlemlerinde işlem sahibinin ;
Gerçek marka sahibine, çoğu zaman çok yüksek fiyatlara geri satmak
Markanın bilinirliğinden yararlanarak tescilli marka ile aynı sınıfta bulunan kendi mal ve hizmetlerini o alan adı altında internet kullanıcılarına sunmak
Rakip firmanın internette kendi markasıyla var olmasını engellemek
Alan adını üçüncü şahıslara satışa çıkarmak
Alan adını pornografik sitelerde kullanmak suretiyle halk nezdinde karşılıklılara neden olmak
Gibi amaçlarla işlem yaptığı anlaşılmaktadır. Bu kötüniyetli bir tescildir. Kötüniyet hukuken korunamaz.
Marka sahibi tescil edilen alan adının;
Kendi tescilli markası ile aynı veya karışıklığa neden olacak derecede aynı benzer olduğu
Tescili yapan şahsın hukuken bu isim ve işaret üzerinde hiçbir hakka sahip olmadığını
Alan adının yukarıda saydığımız kötü niyetli kriterleri içinde bir tescilin yapıldığını iddia etmekte ise idari tahkim yoluna başvurabilir.
WIPO hakem heyeti bu konudaki kararları yargı tarafından kabul gören bir alternatif çözüm mekanizmasıdır. Alanında uzmanlığı olan hakemlerden oluşmaktadır. Hak ihlaline uğradığı iddiasında olan kişi bu hakem heyetine başvuru yaparak tescilin kendisine tahsisini talep edebilir. Hakem heyeti kararlarına karşı yargı yoluna başvurulabilmektedir. WİPO hakem heyetinin kararlarına karşı fikri sinai mülkiyet mahkemelerine başvuru yapılabilmektedir.
[1] 556 sayılı markaların korunması hakkında kanun hükmünde kararnamenin uygulanması hakkındaki yönetmelik 2. Maddesinin ğ bendi